• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

DERNEĞİMİZ BANKA HESAP NUMARALARI

                   DERNEK YILLIK ÖDENTİSİ : 25 TL                                                    SANDIK BİRİKİM FONU AYLIK ÖDENTİSİ : 50 TL

DERNEK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5005   1402-Pozcu şubesi Mersin  İBAN :TR97 0001 00140264 4315 1250 05SANDIK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5006   1402-Pozcu şubesi  Mersin  İBAN :TR70 0001 00140264 4315 1250 06
 

    AİDAT VE BAĞIŞLARINIZ

SEVGİLİ OKULDAŞLARIMIZ;
DERNEĞİMİZİN BÜNYESİNDE KURULMUŞ BULUNAN YARDIMLAŞMA SANDIĞIMIZDA
14 ÜYEMİZ VAR VE TOPLAM 31850 TL BİRİKİMİMİZ BULUNMAKTADIR.
BİZLER BİRİKİMİZ KARŞILIĞINDA
ALDIĞIMIZ BORÇ PARALARI FAİZSİZ OLARAK GERİ ÖDEMEKTEYİZ.
SADECE % 2 BAĞIŞ YAPMAKTAYIZ. BU DA SANDIĞIMIZIN GELİRİNİN ARTMASI İÇİNDİR.            
SİZLERİ DE HEM BİRİKİM YAPMAK,
HEM DE FAİZSİZ BORÇ PARA ALMAK İÇİN SANDIĞIMIZA ÜYE OLMAYA BEKLİYORUZ.



 
Üyelik Girişi
OKULDAŞLARIMIZ NERELERDE
BAL
 
  
 
 ALİ TÜRKOĞLU
 0533 7257144
          MERSİN
aliturkoglubalci@gmail.com
 
Gerçek BAL yemek
isterseniz 
Okuldaşlarımızdan 
Ali Türkoğlu'nun
 Ballarından
alınız. 
PETEK BAL:1 Kg:45 TL
SÜZME BAL:1KG:35 TL
 TOPTAN 1 TENEKE BAL :
650 TL OLARAK VERİLECEKTİR...  

BALIMIZ GARANTİLİDİR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret291341
İNOX ÇELİK KAPILARI

 
 
  
 
 
  
 
 
 

 BURADA

HER GÜN

YAYIMLANACAK

REKLAMLARINIZA 

2014 YILI İÇİN

100(Yüz)TL.

ÜCRET

ALINACAKTIR

 

Nadir Şener Hatunoğlu

Nadir Şener Hatunoğlu
nadir.sener@hotmail.com
ÖLÜME YATMAK
02/12/2017

 Ankara: 04.11.2017


NADİR ŞENER HATUNOĞLU
(matematikçi, bilim uzmanı)

 

 


GİRİŞ


Salim teğmen, on dokuz (19) yaşında harp okulunu bitirdi. Arkadaşlarıyla birlikte, görev kurasına katıldı. Görev yeri: Üsküp. Şans O’nu, Balkanlar’a götürdü. Buna çok sevindi; katıldığı birlikteki arkadaşlarıyla can dostu oldu. Kendisinden önce gelenlerin deneyimlerini dinliyor, yararlanmaya çalışıyordu. Ne zaman ki şu öğütle karşılaştı; işte O zaman pek kederlendi. Dediler ki: “Sakın resmî elbiseyle şehir içinde dolaşma; seni vurabilirler. Bizler sivil dolaşıyoruz.”
Öğüt dostçaydı; ne var ki onur kırıcıydı. Yıllarca subay elbisesi giyme hevesiyle çalış, didin… Ayrıca; dünyanın hakimi bir imparatorluğun subayı ol; sonra da ‘sinerek’ yaşa, yakışık alır mıydı?! Bu düşünce içinde, subay elbisesiyle şehirde dolaşıyordu. Subay arkadaşları -genelde- hayatın hakkını veriyorlardı; gece eğlencelerine bile katılıyorlardı. Genç Salim teğmen, kültürünü derinleştirmek için kitap okuyor, bedenini güçlendirmek için de güzel besliyordu kendisini.

SAVAŞ

Haber geldi ki Osmanlı yönetiminden kurtulmak isteyen kavimler, savaş başlatmışlar. Haydi Salim teğmen cepheye… Demek ki yazgısında, hayatın savaş yüzüyle tanışmak da varmış. Cepheye koştu. Bir kayayı kucaklar gibi sararak, kendisine siper yaptı. Kendi ifadesiyle “Delice savaşıyordu.”
Bir haber geldi ki ordumuz, Edirne’ye doğru çekilme kararı almış. Askerlikteki çekilmenin sivilde eş anlamlısı, ‘kaçmak’… Salim teğmen de askerleriyle birlikte çekilmeye (kaçmaya) başladı. Şimdiki gibi kamyon, helikopter, uçak yok; tabana kuvvet kaçacaklardı. Ne var ki bir hafta boyunca, yapıştığı kayadan kopamayan, beslenemeyen Salim teğmen, ‘dizanteri’ (kanlı ishal) olmuştu; ayaklarını zor sürütüyordu. Birliğini kurtarmak için şu emri verdi:
“Beni şu hendeğe bırakın ve siz durmadan yürüyün.”
Emir güzel de komutanını hendekte düşmana terk edip gitmek, Mehmetçiğin kanına dokunuyordu. Teğmeni sırtlayıp taşımaya da güçleri yoktu. Bıraktılar.

ÖLÜME YATMAK

Toprak (yer) ayak seslerini kolay iletir. Salim teğmen, kalabalık ayak sesleri duymaya başladı. “İşte bizi kovalayan düşman, bana yaklaşıyor.” Diye düşündü. Sonra ses mesafesine de girdiler; konuşuyorlardı. Dikkatlice dinleyince, ‘Türkçe’ konuştuklarını fark etti; sevindi.
Gelenlerden biri, komutanına seslendi: “Komutanım şu hendekte birisi yatıyor; kimdir acaba?” Geldiler ve Salim teğmeni tanıdılar. Olanları öğrendiler. Güçlü iki asker sırayla sırtlayarak, çekilmeye katıldılar.
Salim ALTUĞ teğmenin savaş öyküsü burada bitmedi. 1916 kışında, Sarıkamış cephesine gitti. Kar siperinde aldığı kurşunlar, derinlerdeydi. Karda-kışta yine sırtta taşınarak, Erzurum’a götürüldü. Bedenindeki mermilerin çoğu Erzurum’da çıkartıldı; fakat kalbin yakınındaki mermiyi alamadılar. Ancak on yıl sonra, oğlu dünyaya geldiği yıl (1926) kurtulabildi O mermiden.


Bu kahramanı tanımlayan ek bilgiler, internet sitesinde mevcuttur. Rahmet ola

 


Paylaş | | Yorum Yaz
14 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

YÜZ KARASI - 03/11/2017
HORMONLU PUAN - 11/10/2017
KARINCA DÜŞÜ - 15/08/2017
İKİNCİ DERECEDE DENKLEM SORULARI - 23/07/2017
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Takvim
ATATÜRK

 ÖNDERİMİZ ATATÜRK

 ATATÜRK KÖŞEMİZ
İSTİKLAL MARŞI

GENÇLİĞE HİTABE
ANITKABİR
DEVRİMLERİ
İLKELERİ
HAYATI
RESİMLERİ

GÖÇER REKLAM

 

YARDIMLAŞMA SANDIĞI

 
YARDIMLAŞMA
 
SANDIĞI
 
SİZLERİ 
FAİZ
KISKACINDAN
KURTARIR.
 
DERNEĞİMİZİN
 
BÜNYESİNDE  
KURULAN
 
YARDIMLAŞMA 
SANDIĞINA 
ÜYE OL
 
SEN FAİZSİZ
KREDİ AL, 
BAŞKALARINA DA 
ÖNCÜLÜK ET..! 
 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 18° 10°
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85193.8674
Euro4.52334.5414