• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

DERNEĞİMİZ BANKA HESAP NUMARALARI

                   DERNEK YILLIK ÖDENTİSİ : 25 TL                                                    SANDIK BİRİKİM FONU AYLIK ÖDENTİSİ : 50 TL

DERNEK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5005   1402-Pozcu şubesi Mersin  İBAN :TR97 0001 00140264 4315 1250 05SANDIK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5006   1402-Pozcu şubesi  Mersin  İBAN :TR70 0001 00140264 4315 1250 06
 

    AİDAT VE BAĞIŞLARINIZ

SEVGİLİ OKULDAŞLARIMIZ;
DERNEĞİMİZİN BÜNYESİNDE KURULMUŞ BULUNAN YARDIMLAŞMA SANDIĞIMIZDA
14 ÜYEMİZ VAR VE TOPLAM 38.000 TL BİRİKİMİMİZ BULUNMAKTADIR.
BİZLER BİRİKİMİZ KARŞILIĞINDA
ALDIĞIMIZ BORÇ PARALARI FAİZSİZ OLARAK GERİ ÖDEMEKTEYİZ.
SADECE % 2 BAĞIŞ YAPMAKTAYIZ. BU DA SANDIĞIMIZIN GELİRİNİN ARTMASI İÇİNDİR.            
SİZLERİ DE HEM BİRİKİM YAPMAK,
HEM DE FAİZSİZ BORÇ PARA ALMAK İÇİN SANDIĞIMIZA ÜYE OLMAYA BEKLİYORUZ.



 
Üyelik Girişi
OKULDAŞLARIMIZ NERELERDE
BAL
 
  
 
 ALİ TÜRKOĞLU
 0533 7257144
          MERSİN
aliturkoglubalci@gmail.com
 
Gerçek BAL yemek
isterseniz 
Okuldaşlarımızdan 
Ali Türkoğlu'nun
 Ballarından
alınız. 
PETEK BAL:1 Kg:45 TL
SÜZME BAL:1KG:35 TL
 TOPTAN 1 TENEKE BAL :
650 TL OLARAK VERİLECEKTİR...  

BALIMIZ GARANTİLİDİR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret304243
İNOX ÇELİK KAPILARI

 
 
  
 
 
  
 
 
 

 BURADA

HER GÜN

YAYIMLANACAK

REKLAMLARINIZA 

2014 YILI İÇİN

100(Yüz)TL.

ÜCRET

ALINACAKTIR

 

İsmet Kadıoğlu

İsmet Kadıoğlu
ismetkadioglu1950@yahoo.com
KIZILELMA ÜLKÜSÜ
31/03/2018

“Milleti ve milliyeti anlamak için öncelikle kendi geçmişimizi çok iyi bilmemiz gerekir. Biz Millet-i İbrahim’den geliyoruz.”

Gitmezseniz onlar size gelirler… Biz girmezsek, onlar bizim topraklarımıza girerler…

Şükürler olsun ki, teröristlere karşı sınır dışında yapılan operasyonlarda gençlerimizde vatan millet duygusu bir hayli fazla. Türk Cihan Hakimiyeti mefkuresinin canlı bir şekilde genlerimizde saklı olduğunu gördük ve ihtiyaç olduğu zamanlarda ortaya koyabiliyoruz.
Bu duyguyu Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu “Malazgirit Marşı” adlı şiirinde şöyle anlatmış:
“Yiğitler kan döker, bayrak solmaya,
Anadolu başlar, vatan olmaya…
Kızılelma’ya hey… Kızılelma’ya!!!
En güzel marşını vurmadan mehter
Ya Allah… Bismillah… Allahuekber.”

Zeytin dalı harekatında bir askere bir muhabir “istikamet neresi” sorusunu sordu. Asker de, “Kızılelma” cevabını verdi. Bu ilginç, güzel ve yerinde cevabın karşısında, herkes “Kızılelma” hakkında bilgi edinmek istedi. Ben de birlikte olduğumuz bazı kişilere sordum,” Kızılelma” nedir? İlginç cevaplarla karşılaştım. “Savaşmaktır”, “gitmektir”, “kazanmaktır”, “almaktır”, vatandır”, “ülküdür” vb. Bunun üzerine değişik kaynaklardan; köşe yazarlarından, Ülkü Ocakları Vakfı sayfasından, Ömer Seyfettin’in “Kızılelma Neresidir?” İsimli hikayesinden istifade ederek ‘Kızılelma Ülküsü’nü’ anlamaya ve anlatmaya çalışacağım.

Milletimizi ve milliyetimizi anlamak için öncelikle geçmişimizi çok iyi bilmemiz gerekir. “Kızılelma” bizim geçmişimizde var. Tarihimizin değişik zamanlarında “Kızılelma”nın anlamı nasıl tanımlanmış bilmemiz gerekir. Askerimiz istikametinin “Kızılelma” olduğunu neden söyledi. “Kızılelma” uğraşımızda önemeli ise ve diri tutmamız gerekiyorsa ne yapmalıyız. “Kızılelma”nın ne anlama geldiğini bilmeliyiz ve çocuklarımıza/gençlerimize öğretmeliyiz.

Bu amaçla haberlerimizi, köşe yazılarımızı bu bilgilerle ilgilendirmeye çalışmalıyız. Bununla ilgili değişik etkinliklerde bulunup bilgilenmemiz gerekiyor. Bir çok dedelerimizin askerlik şubelerine gidip harekata katılıp şehit olmak istediğini, bazı nenelerin ve anaların da askerlerin yemeklerini yapmak için harekata katılmak istediklerini görüyoruz. Gençler de “beni de alın askere” diye dilekçe veriyorlar. Bu ve benzeri düşünceleri temin etmek için etkinlikler yapmak gerekir.

İzmit’te Cuma Namazı çıkışında, Zeytin Dalı Harekatı’na destek için cemaate Türk Bayrağı ve ‘Kızılelma Ülküsü’nü temsilen kırmızı elma dağıtıldı. Elma kasalarının yanına da zeytin dalları konuldu. Cami Dernek Başkanı şöyle dedi: “… Kızılelma, Kelimetullah olarak zafer, gaza demektir…. Biz Türk halkı olarak Güneydoğu’da, Bosna Hersek’te, Arakan’da; Kızılelma bu gün Afrin’de, yarın inşallah Münbiç’te, öbür gün Allah’ın izniyle Kudüs’te olacak…” şeklinde konuştu.

Sözlükte “Kızılelma”; yeryüzündeki Türklerin birleşip kuracakları, nerede olduğu bilinmeyen bir ülke şeklinde ifade ediliyor.
Ülkü Ocakları Vakfı sayfasında da “Kızılelma”; üzerinde düşündükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülküler veya düşlerdir şeklinde tanımı verilmiş. Ülkü birlikteliğinin sembolleşmiş şekli “Kızılelma”dır.

Türkler için, dünya hakimiyetini temsil eden, som altından yapılma kırmızı renkte bir küre “Kızılelma” olmuştur. Bu altın küre bazen zaferin işareti, bazen hakimiyetin sembolü, bazen de fethedilmek üzere hedef seçilen toprakların sembolü olarak ifade edilmiştir. “Kızılelma” ulaşılmak istenen hedef, gidilmesi gereken bir yol ve adil bir yönetim kurma arzusudur.

Türklerde ‘kızıl’ kıymetli olan bir renk, ‘elma’ ise, gizemli olan, bolluk, bereket, şifa kaynağı olarak görülen meyvedir. Ancak ‘Kızılelma düşünün’ elmaya değil, eski Türklerde Güneş ve Ay’ı anlatan kızıl topa dayandığı düşünülür.

‘Kızılelma düşünün’ ilk kez Orta Asya Türkleri arasında doğduğu; Ergenekon Destanı’nda Ergenekon’dan dışarıya çıkma ve kaybedilmiş eski yurdu geri alma idealini düşlediği kabul edilir… Türkistan’dan Hazar Denizi’nin doğusuna gelen Oğuzların ise Hazar kağanının ipek çadırının üzerinde hakimiyetinin ifadesi olarak bulunan ‘altıntopu’ yani “Kızılelma’yı” ele geçirmeyi ülkü edindikleri düşünülür.

‘Kızılelma düşü’ İran’da hüküm süren Türk boylarına, oradan da Osmanlılara geçmiştir. Osmanlılarda ‘Kızılelma düşü’ İstanbul’un fethinden sonra yaygınlaşmıştır. Osmanlı Devleti’nin fethetmek istedikleri yerlerde bir “Kızılelma’nın “varlığına inandığı ve bu uğurda uğraş verdikleri görülmektedir.

Avrupa’da fethedilmek istenen şehirler “Kızılelma” olarak anılmıştır. Askerlerin ”Padişahım, biz senin uğrunda ta Kafdağı’nın ötesine, Kızılelma’ya dek varırız” sözlerini dillerinden düşürmedikleri ifade edilir.

‘Kızılelma düşünün’ tam olarak ortaya çıkma zamanı, Osmanlı döneminde tarihe ve edebiyata mal olduğu, özellikle Batı medeniyetlerine doğru yürütülen cihadın bir sembolü olduğu yönündedir. ‘Kızılelma ülküsü’ özellikle yeniçeriler arasında yaygınlaştırılmış ve onların savaşma azmini yüksek tutmak için kullanılmıştır.

Afrin operasyonunda da askerlerin azmini yüksek tutmak için “istikamet Kızılelma” denmesi ya da Türk bayrağı ve kırmızı elma dağıtılması yerindedir.

“Kızılelma”, Türkler arasında, çok eski inanç ve töre ürünü olan cihan hakimiyeti düşüdür. Bazen Türklerin yaşadıkları yere göre daha batıda, ulaşılması gereken bir yer, bazen de bir ülkenin değerli bir yeri üzerine konulmuş, altından yapılma yuvarlak bir toptur. Bu top zaferin işareti, hakim olmanın veya fethedilmek için düşünülmüş yerin sembolü olarak ifade edilmiştir. Türklerde “Kızılelma” çok güçlü bir fetih idealinin sembolüdür. Buna örnek: Ergenekon Destanı’nda, Ergenekon’dan çıkma ve eski yurda yeniden sahip olma düşüncesidir. “Kızılelma” ulaşılması gereken, ülkeleri ele geçirmede fetihleri amaç haline getiren bir düş olmuş. Türkler gittikleri her ülkede, elde edecekleri zafere, ulaşmadan önce “Kızılelma” adı vermişlerdir.

Barlık suyu boyunca oturan Oğuzları, buradan hep batıya doğru yürüten güç ‘Kızılelma efsanesi’ olmuştur. Hazar Denizi’nin doğusundan gelen Oğuzlar, Hazar kağanının çadırının üzerinde duran egemenlik sembolü olan altıntopu ele geçirmeyi amaç edinmişlerdir. ‘Kızılelma ülküsü’ buradan Dran’daki Türklere, onlardan da Osmanlılara geçmiştir. Osmanlıların fethetmek istedikleri yerlerde bir “Kızılelma’nın” varlığına inandıkları ve bunu ele geçirmek için uğraştıkları görülür.
Sınırlarımızı teröristlerden korumak ve onların topraklarımıza girmelerini önlemek için, zamanımızın “Kızılelma’sı” olan İdlib’e, Afrine, Münbiç’e, hatta Musul- Kerkük’e gitmeliyiz dedik. Buralar bizim geçmişimiz; geleceğimiz geçmişimizde saklıdır… 
Hoş kalın. Mart 2018, Anamur. İsmet Kadıoğlu

 



Paylaş | | Yorum Yaz
49 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) - 08/03/2018
Üslup, Arapça bir kelimedir. Edebi olarak. kendine has anlatım şekli olduğu ifade edilir
TARİH GEÇMİŞİMİZİ GÖSTEREN BİR AYNADIR - 08/02/2018
İnsan bugününve geleceğini geçmişine bakarak planlaması gerekir.
YANLIŞ BİLİNEN ATASÖZLERİ ve DOĞRULARI - 03/01/2018
Günlük hayatımızın konuşma dilinde, anlatmak istediğmiz konuları
"3H SINIFI ARKADAŞLARI GURUBU" (Mersin Öğretmen Okulu) - 02/12/2017
3H sınıfı arkadaşları gurubu Temel'e mektup Ve Mersin Öğretmen Okulu'da..
BİZ DİYEBİLMEK YÜRÜYÜŞE DEVAM ETMEKTİR - 02/11/2017
68 yaşım olan bugünkü yaşıma kadar çok insan tanıdım
BABA EVLAT ve DEDE - 07/10/2017
Baba çocuğu için koruyucudur
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN - 06/09/2017
Bir toplumun tarihinde yaşadığı ve geleceğe kuşaklar aracılığı ile
EKİZ GOCA ve FADİME NENE - 13/08/2017
Kükür'deki bazı sülale isimleri: kadılar, nağımlar, köçekler
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) - 18/07/2017
Tanıdığım kadarıyla gayet sakin, sessiz ve Osmanlıduruşu olan
 Devamı
Takvim
ATATÜRK

 ÖNDERİMİZ ATATÜRK

 ATATÜRK KÖŞEMİZ
İSTİKLAL MARŞI

GENÇLİĞE HİTABE
ANITKABİR
DEVRİMLERİ
İLKELERİ
HAYATI
RESİMLERİ

GÖÇER REKLAM

 

YARDIMLAŞMA SANDIĞI

 
YARDIMLAŞMA
 
SANDIĞI
 
SİZLERİ 
FAİZ
KISKACINDAN
KURTARIR.
 
DERNEĞİMİZİN
 
BÜNYESİNDE  
KURULAN
 
YARDIMLAŞMA 
SANDIĞINA 
ÜYE OL
 
SEN FAİZSİZ
KREDİ AL, 
BAŞKALARINA DA 
ÖNCÜLÜK ET..! 
 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
21° 28° 17°
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar4.08204.0983
Euro4.98275.0027