• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

DERNEĞİMİZ BANKA HESAP NUMARALARI

                   DERNEK YILLIK ÖDENTİSİ : 25 TL                                                    SANDIK BİRİKİM FONU AYLIK ÖDENTİSİ : 50 TL

DERNEK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5005   1402-Pozcu şubesi Mersin  İBAN :TR97 0001 00140264 4315 1250 05SANDIK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5006   1402-Pozcu şubesi  Mersin  İBAN :TR70 0001 00140264 4315 1250 06
 

    AİDAT VE BAĞIŞLARINIZ

SEVGİLİ OKULDAŞLARIMIZ;
DERNEĞİMİZİN BÜNYESİNDE KURULMUŞ BULUNAN YARDIMLAŞMA SANDIĞIMIZDA
14 ÜYEMİZ VAR VE TOPLAM 38.000 TL BİRİKİMİMİZ BULUNMAKTADIR.
BİZLER BİRİKİMİZ KARŞILIĞINDA
ALDIĞIMIZ BORÇ PARALARI FAİZSİZ OLARAK GERİ ÖDEMEKTEYİZ.
SADECE % 2 BAĞIŞ YAPMAKTAYIZ. BU DA SANDIĞIMIZIN GELİRİNİN ARTMASI İÇİNDİR.            
SİZLERİ DE HEM BİRİKİM YAPMAK,
HEM DE FAİZSİZ BORÇ PARA ALMAK İÇİN SANDIĞIMIZA ÜYE OLMAYA BEKLİYORUZ.



 
Üyelik Girişi
OKULDAŞLARIMIZ NERELERDE
BAL
 
  
 
 ALİ TÜRKOĞLU
 0533 7257144
          MERSİN
aliturkoglubalci@gmail.com
 
Gerçek BAL yemek
isterseniz 
Okuldaşlarımızdan 
Ali Türkoğlu'nun
 Ballarından
alınız. 
PETEK BAL:1 Kg:45 TL
SÜZME BAL:1KG:35 TL
 TOPTAN 1 TENEKE BAL :
650 TL OLARAK VERİLECEKTİR...  

BALIMIZ GARANTİLİDİR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam76
Toplam Ziyaret347163
İNOX ÇELİK KAPILARI

 
 
  
 
 
  
 
 
 

 BURADA

HER GÜN

YAYIMLANACAK

REKLAMLARINIZA 

2014 YILI İÇİN

100(Yüz)TL.

ÜCRET

ALINACAKTIR

 
Ali Uysal
uysalmersin001@yahoo.com.tr
ON KASIM NELER ÇAĞRIŞTIRDI..?
10/11/2012

                                                                                            ALİ UYSAL

    Mustafa Kemal bu gece beni uyutmadı. Gözlerimi kapadım yanımdaydı; açtım gözlerimi karşımda. Hayal dünyamda bir gezintiye çıktım gördüm ki her yerde: Şehit analarının gözyaşlarında. Nerde bir sorun varsa orda. Ankara’da, İstanbul’da, Mersin’de, Kars’ta, Van’da.... O sırada tv.den bir ses yükselmez mi! “Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin?” Adama çıkıştım: “Görmüyor musun her yerde!”
   Anladım ki iki Mustafa Kemal var: Biri Zübeyde’den doğma et ve kemikten oluşan bir insan ki o şimdi toprak olmuştur. Diğeri Türk Ulusunun bağrından çıkmış görüşten, düşünüşten oluşan bir varlık ki o hiç ölmemiş; şu anda aramızda. Hiç de ölmeyecek. Uykularımı kaçıran işte bu Mustafa Kemal. Baktım ki kurtuluş yok, onu dinlemeye karar verdim:
“Çocuk ,ben Çanakkale’de...
    57. Alaya bir emir vermiştim; ‘Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum!’ diye. Tarihte bir eşi olmayan o emri niçin vermiştim biliyor musun? Gelibolu yarımadasında Kocaçimen Tepe, Conkbayırı gibi tepeler var. Bunlara sahip olan ordu Çanakkale boğazını kontrol altına alır. Dolayısıyle düşman donanmasının boğazdan geçmesi kolaylaşır. İkincisi Seddülbahir bölgesinde, yani adanın güney ucunda savaşan birliklerimiz vardı. Onlarla bağlarımız kopacak onlara yardım ulaştıramayacaktık. Bu da o birliklerimizin esir olması demekti. Bu efsane alay emrime uydu; tümü şehit oldu. Bu olayın nedeni emperyalist güçlerin stratejik özellik taşıyan o tepeciklere saldırmasıydı. Bugün aynı güçler çok daha önemli kalelerimize saldırıyor. Beni anlıyor musun çocuk?”
--Nerelere saldırıyor paşam?
   “Çocuklarımızın beyinlerine; ruhlarına! Emperyalist güçlerin hedef seçtiği bu kale bizim geleceğimizdir. O düşerse biz de yok oluruz. Hidroelektrik santrali bahanesiyle akarsularımıza ve ormanlarımıza ; telekom, tekel, tüpraş, ptt, Türk Hava Yolları benzeri , bütçemize,ulusal gelirimize katkı sağlayacak tüm kurumlarımıza; ilaçlarıyla,tohumlarıyla tarımımıza; doğa yapısıyla dünyanın en güzel varlığı topraklarımıza; sözün kısası can alıcı kalelerimize saldırmaktadır.Üstelik yöntem de değiştirdiler: Artık topla tüfekle gelmiyorlar. Parayla, anlaşmalarla, tuzaklarla saldırıyorlar. Onlar açısından bu daha da etkili oluyor; silah gücüyle alamadıkları topraklarımızı parayla almaya çalışıyorlar. “
--Ne yapabiliriz Paşam? Ben seksen yaşıma gelmişim.
   “Her yaşta her insanın yapacağı bir şeyler vardır. Büyük başarılar kendiliğinden çıkıp gelmez; ödenecek bedelleri vardır. Biz ÇANAKKALE’DE ve de KURTULUŞ SAVAŞIMIZDA bu bedelleri fazlasıyla ödedik.”
--Paşam ödediğimiz bedellerden birkaç örnek verebilir misiniz?
“ Sakarya savaşı sırasında bir kadınımız askere mermi taşıyordu. Görev başında doğum yaptı. Görevden bağışladık; ısrarla görevi bırakmasını söyledik ; ne mümkün! Yeni doğan çocuğunu kucağına alarak cephaneyi askere yetitirdi.
“Bomba atmakla görevli bir askerimizin sağ kolu koptu. Tedavisi yapıldı; onu da memleketine yollamak istedik. ‘Öbür elimle bomba atabilirim’ diye nasıl uğraştı görmeliydiniz.
“Hele bir doktor babanın özverisi anlaşılır ve anlatılır gibi değil: Doktor yaralıları tedavi etmekle görevli. O kadar çok yaralı geliyor ki doktor yetişemiyor. Bu nedenle kurtuluş umudu olmayan yaralıları ölüme terk ediyor; onlarla uğraşmıyor. O sırada ağır yaralı bir çocuk geliyor. Buraya bir bir olay daha sıkıştıralım: savaşın en yoğun anlarında İstanbul’da okula gelen öğretmenler sınıfları boş buluyor. Çocuk yaştaki öğrenciler kimseden izin almadan, haber de vermeden gönüllü olarak cepheye koşuyorlar. O yıl birçok okul mezun vermiyor. Gidenlerin çok azı geri dönebiliyor; hepsi şehit oluyor. İşte ağır yaralı olarak doktorun önüne gelen o çocuklardan biri. Çocuğun elle tutulur yanı hiç yok. Karın, bağırsak dışarıda. Dışa çıkmış organları doktor içeri alırken çocuk gözlerini açıp ‘baba!’ diyor. Doktor bakar ki ölümün kıyısındaki yaralı kendi oğlu. Yardımcılarına ‘Bunu bir gölgeye yatırıp üstüne de bir şey örtün’ diyerek görevine devam ediyor. Üç gün sonra başını kaldırıp oğlunu soruşturuyor. Çocuk şehit gömüleli de üç gün olmuş.
“Bizim CUMHURİYET’e kavuşmak için akıttığımız kanlar, verdiğimiz canlar ne tarihe sığar, ne de kitaplara,romanlara! Fakat Yahya Çavuşun kahramanlığını anlatmadan geçemeyeceğim: Ezineli Yahya çavuş savaşa gönüllü yazılmıştı. Ordumuz düşmanın GELİBOLU’ya yapacağı çıkarmayı bekliyordu. Yahya çavuş Yarımadanın güney ucundaki ERTUĞRUL KOYU’nu savunmakla görevliydi. Yönetiminde 50-60 asker vardı. Çıkarma başlamadn önce komutası altındaki askerlere şöyle buyruk verdi: ‘ Düşman ne kadar çok olursa olsun burayı savunacağız. Büyük güç karşısında korkup kaçarsam beni vurun! Siz kaçarsanız ben sizi vururum.’ 25 Nisan 1915 sabahı çıkarma başladı. İngilizler en gelişmiş toplarla siperleri dövdüler.4650 top mermisi düştü siperlerin olduğu yerlere. Düşen her bomba deprem etkisi oluşturuyordu. Kahraman askerlerimiz yerlerinden kımıldamadılar. Top atışları bitti ve düşman sandallarla karaya çıkmaya başladı. İşte o zaman bizimkiler ateşe başladı. İngilizler inanılmayacak kadar çok kayıp verdi. Mavi deniz kızıla dönüştü. Y.Çavuş bacağından ağır yaralandı. Tüfeğinin kayışı ile yaralı bacağını sarıp savaşa devam etti. En gelişmiş silahlarla donatılmış 3000 kişiden oluşan birliğe bu 50-60 kahraman saatlerce karaya ayak bastırmadı. En son beş kişi sağ kaldı. Düşman siperi işgal etti. Bir tümen askerin cesedini arayıp durdular ve de bulamadılar. Yahya çavuş 28 yaşında bir delikanlıydı; o bölgede şehit düştü.
   --Paşam insan bu olayları gözleri yaşarmadan dinleyemiyor. Gerçekten akıl almaz bedeller ödemişiz. Peki Paşam nerede yanlış yaptık da CUMHURİYETİMİZ ve DEVRİMLERİMİZ çöküntüye uğradı?
“Gerçekten biz çok büyük bir devrim yaptık. Devrimlerimiz çökmekte olan bir imparatorluğun tortuları üzerinde yeşerdi. Bu kolay olmadı. Ulusumuz kollarını açarak bu yeni yaşam biçimini kucaklayıvermedi. Bizim savaşımız iki bölümdür: Birincisi cephede düşmanla top tüfekle çarpışarak geçti. İkincisi ÇAĞDAŞLAŞMA savaşıdır; birincisinden daha önemlidir ve de daha zordur. Cephede yan yana çarpıştığımız silah arkadaşlarım uygarlık savaşında karşıma geçtiler. “Ben padişahın ekmeğini yedim, nankörlük edemem!’ diyenler oldu. ‘Biz bu savaşı düşman elinde esir olan padişah efendimizi kurtarmak için yapmadık mı?’ biçiminde kükreyenler oldu. Bu kişileri ikna edebilmek için sözün bütün gücünü kullandım. Başaramadık. En büyük güçlüğü de CUMHURİYET’in ilanı sırasında yaşadık: O gün hastaydım. Mecliste ateşli tartışmalar oluyordu. Bana CUMHURİYET’in ilanının tehlikede olduğu haberi geldi. Hasta hasta kalkıp meclise gittim. Kürsiye çıkarak şöyle demek zorunda kaldım: ‘Efendiler, bu behemahal olacaktır; sizin oylarınızla olursa uygun olur: yoksa işler bizim bidiğimiz doğrultuda gerçekleşecektir ; fakat korkarım ki bazı başlar gövdeden ayrılacaktır.’
“Bunun üzerine ‘Yaşasın CUMHURİYET ! ‘ haykırışlarıyla öneri kabul edildi.
--Sayın Paşam , içinde bulunduğumuz sıkıntıların neler olduğu üstünde durmayalım. Artık bunu bilmeyenimiz yok. Bunları yaşamamız için neler yapılmalıydı?
“Büyük değişimlerin, köklü devrimlerin ne denli zorluklarla gerçekleştirildiğini açıkladık sanıyorum. Böylesine tarihsel değişimlerin sonrası son derece önemlidir. Devrimlerin yaşam felsefesi, sağlam temellerle halkın beynine yerleştirilerek CUMHURİYET’ i kollayıcı ve koruyucu kuşaklar yetiştirilmeliydi. Bu, konuşmalarla, konferanslarla olamazdı. Ancak çağdaş bir eğitimle başarılabilirdi. İlk yıllarda bu iş fazlasıyla başarıldı. ‘Az zamanda çok ve büyük işler yaptık’ Doğrusunu söylemek gerekirse İsmet Paşa’nın CUMHURBAŞKANLIĞI döneminde de çok önemli , çok yararlı adımlar atıldı. Ulusumuzun savaşın dışında kalması büyük bir başarıydı. Hele 1940 yılında açılan köy enstitüleri dünya eğitim tarihinde parlayan bir güneş gibidir. İşte çok özlemini duyduğum CUMHURİYET in koruyucu gençliğini yetiştirecek eğitim yuvaları onlardı. İsmet Paşa kanı canı pahasına o okulları kapattırmayacaktı; Hasan Âli Yücel’i ve İsmail Hakkı Tonguç’u eğitimin tepesinden uzaklaştırmayacaktı; yabancı sermayeye hiç yanaşmayacaktı. Halk aydınlanıncaya, bilinçleninceye kadar çok partili dönemi başlatmayacaktı. İkinci Dünya Savaşına girmemek için nasıl direndiyse bu hayati olgular karşısında da öyle direnecekti. Bunu başarabilseydi toplumumuzun gelecek aydınlık günlere doğru akışının duraksaması ,hele geriye dönüşü söz konusu olmayacaktı.
BİR YORUM

Ankara 2012-11-15

Nadir ŞENER HATUNOĞLU

(matematikçi-bilim uzmanı)

nadir.sener@hotmail.com

Değerli dostumuz Ed. Öğretmeni Ali UYSAL,

ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜK’Ü ne güzel anlatmış; yüreğine sağlık.

Ben ilkokulu 1945 yılında bitirdim. Okulumuz, tavanı yüksek büyük bir binaydı. ATATÜRK’ÜN ölümünden sonra, elbet her şey yazdı. Bir de ulusal kahramanlarımızdan General İsmet İNÖNÜ yazdı. Bu nutuk, kalın kâğıda yaldızla yazıldı; okullara gönderildi. Okulumuzun tavanı yüksekti. Nutuk yazılan Kâğıt da öylesine büyüktü. İlkokuldan bu yana geçen zamana karşın, nutkun ilk cümlesi halâ zihnimde ‘MIH’ gibi çakılı duruyor. Diyebilirim ki nutkun tümü, bu cümlede saklı:

“İnsanlık idealinin, mümtaz hâdimi,

Eşsiz kahraman ATATÜRK!

Vatan sana minnettardır!”

General: İsmet İNÖNÜ



3967 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YAŞAMIMDA İKİNCİ ÇAĞ - 09/02/2019
Ören Köydeki varoluşum burada siliniyor, varlığım yeniden oluşuyordu.
AKSU’DAN ANADOLU’YA GÖTÜRDÜKLERİMİZ - 21/06/2018
Okulumuzun bize verdiği birikimle sınıfımızdaki her öğrenciyi sevdik .
DEĞİŞİM - 16/05/2018
Yüzlerini görmediğim, ellerini öpmediğim adamlar da severmiş beni; benim gibileri.
ÖĞRENCİLERİME SESLENİŞİM..! - 27/02/2017
“Öğretmenim, o zamanki bizlere nasıl dayanç gösterdiniz?”
BABA VE OĞUL - 02/02/2017
“Mersinde şahitlik edeceğin alnını karışlarım. Baba oğuldan beter ederim hepsini!”
KUBİLAY OLAYI - 24/12/2016
Sevgili teğmenim,sevgili öğretmenim,şu anda duygularım sana doğru koşuyor
ATATÜRK'ÜN KAVUŞAMADIĞI ÖZLEM - 08/11/2016
”Milletimizin yaratılışında var olan yorulmaz çalışkanlığı,müspet ilimlere bağlılığı,güzel sanatlara olan sevgiyi ve ilgiyi her türlü vasıtadan faydalanarak geliştirmek milli ülkümüzdür.”
ÖĞRENCİLERİME ÜÇÜNCÜ MEKTUP - 23/10/2016
Okulun amacı öğrencinin kafası bilgilerle doldurmak değil ona öğrenmeyi öğretmek olmalıdır.
GERÇEK SEVGİ - 07/10/2016
Sevmeyi bilebilsek kavga ve savaşlar olmaz.
 Devamı
Takvim
ATATÜRK

 ÖNDERİMİZ ATATÜRK

 ATATÜRK KÖŞEMİZ
İSTİKLAL MARŞI

GENÇLİĞE HİTABE
ANITKABİR
DEVRİMLERİ
İLKELERİ
HAYATI
RESİMLERİ

GÖÇER REKLAM

 

YARDIMLAŞMA SANDIĞI

 
YARDIMLAŞMA
 
SANDIĞI
 
SİZLERİ 
FAİZ
KISKACINDAN
KURTARIR.
 
DERNEĞİMİZİN
 
BÜNYESİNDE  
KURULAN
 
YARDIMLAŞMA 
SANDIĞINA 
ÜYE OL
 
SEN FAİZSİZ
KREDİ AL, 
BAŞKALARINA DA 
ÖNCÜLÜK ET..! 
 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 31° 25°
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68495.7077
Euro6.28036.3054