• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

DERNEĞİMİZ BANKA HESAP NUMARALARI

                   DERNEK YILLIK ÖDENTİSİ : 25 TL                                                    SANDIK BİRİKİM FONU AYLIK ÖDENTİSİ : 50 TL

DERNEK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5005   1402-Pozcu şubesi Mersin  İBAN :TR97 0001 00140264 4315 1250 05SANDIK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5006   1402-Pozcu şubesi  Mersin  İBAN :TR70 0001 00140264 4315 1250 06
 

    AİDAT VE BAĞIŞLARINIZ

SEVGİLİ OKULDAŞLARIMIZ;
DERNEĞİMİZİN BÜNYESİNDE KURULMUŞ BULUNAN YARDIMLAŞMA SANDIĞIMIZDA
14 ÜYEMİZ VAR VE TOPLAM 38.000 TL BİRİKİMİMİZ BULUNMAKTADIR.
BİZLER BİRİKİMİZ KARŞILIĞINDA
ALDIĞIMIZ BORÇ PARALARI FAİZSİZ OLARAK GERİ ÖDEMEKTEYİZ.
SADECE % 2 BAĞIŞ YAPMAKTAYIZ. BU DA SANDIĞIMIZIN GELİRİNİN ARTMASI İÇİNDİR.            
SİZLERİ DE HEM BİRİKİM YAPMAK,
HEM DE FAİZSİZ BORÇ PARA ALMAK İÇİN SANDIĞIMIZA ÜYE OLMAYA BEKLİYORUZ.



 
Üyelik Girişi
OKULDAŞLARIMIZ NERELERDE
BAL
 
  
 
 ALİ TÜRKOĞLU
 0533 7257144
          MERSİN
aliturkoglubalci@gmail.com
 
Gerçek BAL yemek
isterseniz 
Okuldaşlarımızdan 
Ali Türkoğlu'nun
 Ballarından
alınız. 
PETEK BAL:1 Kg:45 TL
SÜZME BAL:1KG:35 TL
 TOPTAN 1 TENEKE BAL :
650 TL OLARAK VERİLECEKTİR...  

BALIMIZ GARANTİLİDİR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam76
Toplam Ziyaret347163
İNOX ÇELİK KAPILARI

 
 
  
 
 
  
 
 
 

 BURADA

HER GÜN

YAYIMLANACAK

REKLAMLARINIZA 

2014 YILI İÇİN

100(Yüz)TL.

ÜCRET

ALINACAKTIR

 
Ali Uysal
uysalmersin001@yahoo.com.tr
ŞIH HASAN TİCARET YAPIYOR
19/07/2013


ALİ UYSAL
 

Bir gün şıh Hasan'ın düş dünyasından bir yel esiverdi.İçli dışlı olduğu iki arkadaşı vardı:Boz Şıh ve Koca İsmail. Hemen çağırdı onları. Fırça atar gibi:
--Bizde hiç akıl yok mu!Günlerimizi neden bomboş geçiriyoruz! Neden ticaret yapmıyoruz! Arap Mustafa, karaoğlan Koca bizden daha mı akıllı!
--Ne satacağız?
--Rakı. Yükte hafif, pahada ağır.
--İyi ama hani para?
--Parayı Boz Ahmet'ten alırız.
Boz Ahmet'te para çoktu ama kolay kolay borç vermezdi. Şıh Hasan iki teke, Koca ismail bir tosun, Boz Şıh da bir çul koydu ortaya. çürümez kokmaz. Satar verirlerdi adamın parasını. Heyecan içinde yollandılar Boz Ahmet'in evine.Boz Ahmet üçünü bir arada görünce içinden "hayırdır inşallah" dedi. Bu üçü bir araya geldi mi şeytan bile kaçacak delik arardı.Yine de konukseverliğini elden bırakmadı: Yer gösterdi. "Buyurun ağalar, hayırdır, üçünüzü bir arada görünce ne yalan söyleyeyim heyecanlandım. Sizi böyle benim yanıma getiren hangi duygu, hangi hayırlı bir dilek? Söyleyin bakalım. "Soruyu ekip şefi Mendil Hasan yanıtladı:
--Biz üçümüz ortaklaşa ticaret yapmaya karar verdik. Rakı satacağız. Ama paramız yok. Onu da bize sen vereceksin. Rakılarımızı satıp paranı vereceğiz.
Ekip şefi neler neler yapacaklarını uzun uzun anlattı. Bu işte risk diye bir şeyin olmadığını, kazara bir şey olsa bile mallarının olduğunu her durumda onun parasının güvencede olduğunu inandırıcı bir dille anlattı. Zaten inandırıcılık konusunda Hasan Hocanın üstüne kimse yoktu, düşünülemezdi de. Buna karşın Boz Ahmet sağlamcıydı. Çürük tahtaya mıh çaktığını gören olamazdı. "Güdük ben onu bunu bilmem seni tanırım; paramı da senden alırım. " Diyerek işi bir kat daha pekiştirdi. (Mendil Hasan'ın boyu kısaydı; bu yüzden Ahmet Ağa O'na böyle seslenirdi.)
Sayın hocanın o edebi söylevi karşısında melekler bile yola gelirdi. Boz Ahmet'ten istediklerini kopardılar. Zaman yitirmeden Koca İsmail'in boz eşeğini alarak yola düştüler. Çocuklar gibi neşelendiler. O zamanlar en lüks taşıt aracı eşekti. Yol yoktu Olsa bile benzin kokusuna yabancıydı köy. Köyle Silifke arası sekiz saatlik bir yoldu. Tatlı tatlı konuşarak yürüdüler. Başlıca konu böyle bir iş bulduğu için Hoca'nın kutlanması ve bunca zamanı bomboş geçirdikleri için kendilerine sitem. Birbirlerinden çok hoşlanırlardı. Yolun ne zaman ve nasıl bittiğini hiç anlamadılar. Akşam doğruca Cemal'in Hanına başvurdular. Boz eşeği alt kata bağladılar; üst katta da kendilerine bir yer ayırttılar. Eşek beş kuruş, kendileri de onar kuruş. Gitti otuz beş kuruş.
Sabah olur olmaz işe koyuldular. Böyle önemli bir günde yatmak ne demek, uyku ne demek! Eşeğin götürebileceği kadar rakı alıp Akyokuş'a tırmanmaya başladılar. Yokuşun ortalarına gelince ekip şefi bir fikir attı ortaya:
--Arkadaşlar, gelin şu şişenin birini açıp içerek gidelim. Hayli yorulduk. Bu bizi dinlendirir. Ayrıca böyle önemli bir günü de kutlamamız gerek.
Öbür ikisi aynı anda aynı sözcüklerle onayladılar:
--Tam da ben söyleyecektim. Sen benden çok yaşayacaksın.
Şişe açıldı; bardak yok, meze yok. Şişeden sırayla çekmeye başladılar. İlk tur tamam olunca Şıh hazretleri ciddi bir bilim adamı tavrıyla bir söylev verdi bunlara: "Yazıklar olsun bize! Bunca yılımızı boşuna geçirmişiz. İçki, kumar, ne bulduk sanki! Bundan sonra içki de yok, kumar da. Artık ticaret var. Söz mü?" İkisinden de kesin söz aldı. Neşe içinde köye geldiler. Kullanılmayan bir eve koydular rakıları. Anahtarı da Hoca cebine koydu. O gece huzur içinde derin bir uyku çektiler.
Ertesi gün öğleye doğru birer birer iş yerine damladılar. Dükkânın önüne sandalyelere kuruldular. İyi kötü bir de masa buldular. Rakılar süzülüp duruyordu. Saat bire doğru ekip şefi acıktıklarını, yemek zamanının da geldiğini, evde ne işlerinin olduğunu, yemeği dükkânın(!) önünde yemelerinin daha güzel olacağını bir öneri olarak meclise sundu. Teklif yürekten gelen bir destekle kabul gördü. Evlere haber salındı. Hanımlar, kocalarının onurunu yüceltmek için, her zamankinden daha seçkin yiyecekler gönderdiler. Yemekler masanın üstüne sıralandı. Önce Hoca besmele çekerek yemeğin birinden bir kaşık aldı. Ağzını buruşturarak:
--Bu yemeğin nesi eksik arkadaşlar? Tuzu mu acaba?
Boz Şıh eksiğini yakalayıverdi hemen:
--Sayın Hocam rakısı eksik, rakısı.
--Hay Allah nasıl da aklıma gelmedi; açalım şişenin birini.
--Vallahi sen bizden çok yaşayacaksın.
Tezgâh kuruldu. Rakılı, şakalı, fıkralı öykülü, kahkahalı çok hoş bir öğle yemeği yediler. Böyle keyifli yemekleri bırakmak kolay olmaz. Alem her gün yinelenmeye başladı. Giderek akşama da sarktı. Derken dördüncü bir kişi bir gün ziyaretlerine geldi. "Beni de alın aranıza" diye dilekte bulundu. Şıh hasan bu iş için sermaye koyduklarını onun da her gün bir tavuk getirip haşlayıp hazırlaması gerektiği direktifini verdi. Gelen konuk Cöfçenin Memiş'ti.İç yapısı bunlara çok benzerdi. Anlaşmaları zor olmadı. Memiş Bayram Hoca'nın kümesinden her gün bir tavuk almaya başladı. kesip, yolup, haşlamayı da kolaylıkla becerdi. Bayram Hoca'nın sağda solda "Benim tavuklar günden güne azalıyor, ne oluyor acaba? " diye söylenmesine de gülüp geçtiler. Padişahlara bile kısmet olmayan bu zevk alemi üç dört ay sürdü. Komşu köy Seydili'den Ataş Ahmet bir gün çıkageldi. Misafirinin olduğunu belirterek bir şişe rakı satın almaya geldiğini söyledi. Sayın Hoca hazretleri meclis üyelerine danışmadan kestirip attı:
--Veremeyiz, bize ancak yeter.
Müşteri gidince Koca İsmail Ataş Ahmet'in iyi bir insan olduğunu, verseler iyi olacağını beyan etti. Mendil Hasan rakıları göstererek kesin tavır koydu:
--Şu süzülüşe bir bak. Kıyılır da nasıl verilir!
Ticaret adamlarının eğlence alemlerini gelip giderken seyreden sermayenin patronu Boz Ahmet bu işten pirelenmeye başladı. Adamların içki miçki sattığı yok. Parasını nasıl alacaktı bu zevk düşkünü beylerden. Ara sıra uyarılarını da yapmaktan geri durmadı. Şıh Hasan'ı kastederek:
--Güdük ben bu parayı senden alırım; iç bakalım bu işin sonu nereye varacak! Diye gözdağı veriyordu.
Sayılı günün ömrü az olur. Kara gün geldi çattı. Rakılar suyunu çekti. Boz Ahmet Hasan Hocanın kapısına dayandı. Önce Koca İsmail tosunu, sonra Boz Şıh çulu verdi; bu işi bitirdiler.Bu olayı Hoca'nın karısı Meryem duydu. Şıh'la İsmail'i acımasızca eleştirmeye başladı. Şıh Hasan karısını filozofça yatıştırmaya çalıştı:
--Karıcığım, Allaha ulu konuşma; insanoğlunun başına her şey gelebilir. Bakarsın böyle bir felaket bizim başımıza da gelebilir. Alnımıza böyle kara bir yazı yazıldıysa bundan kurtulmaya güç yeter mi!
Çok geçmeden Meryem'in tekeleri de gitti. Şıh Hasan olağanüstü ikna gücüyle Meryeme bu işin kader olduğunu kabul ettirdi. Böylece Meryem'in kadere karşı gelmek gibi büyük bir günah işlemesini de önledi. Şirket feshedildi. Ticaret sona erdi. Ama eğlenceli yaşam başka alanlarda, başka biçimlerde ömrün sonuna kadar sürüp gitti.



2945 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YAŞAMIMDA İKİNCİ ÇAĞ - 09/02/2019
Ören Köydeki varoluşum burada siliniyor, varlığım yeniden oluşuyordu.
AKSU’DAN ANADOLU’YA GÖTÜRDÜKLERİMİZ - 21/06/2018
Okulumuzun bize verdiği birikimle sınıfımızdaki her öğrenciyi sevdik .
DEĞİŞİM - 16/05/2018
Yüzlerini görmediğim, ellerini öpmediğim adamlar da severmiş beni; benim gibileri.
ÖĞRENCİLERİME SESLENİŞİM..! - 27/02/2017
“Öğretmenim, o zamanki bizlere nasıl dayanç gösterdiniz?”
BABA VE OĞUL - 02/02/2017
“Mersinde şahitlik edeceğin alnını karışlarım. Baba oğuldan beter ederim hepsini!”
KUBİLAY OLAYI - 24/12/2016
Sevgili teğmenim,sevgili öğretmenim,şu anda duygularım sana doğru koşuyor
ATATÜRK'ÜN KAVUŞAMADIĞI ÖZLEM - 08/11/2016
”Milletimizin yaratılışında var olan yorulmaz çalışkanlığı,müspet ilimlere bağlılığı,güzel sanatlara olan sevgiyi ve ilgiyi her türlü vasıtadan faydalanarak geliştirmek milli ülkümüzdür.”
ÖĞRENCİLERİME ÜÇÜNCÜ MEKTUP - 23/10/2016
Okulun amacı öğrencinin kafası bilgilerle doldurmak değil ona öğrenmeyi öğretmek olmalıdır.
GERÇEK SEVGİ - 07/10/2016
Sevmeyi bilebilsek kavga ve savaşlar olmaz.
 Devamı
Takvim
ATATÜRK

 ÖNDERİMİZ ATATÜRK

 ATATÜRK KÖŞEMİZ
İSTİKLAL MARŞI

GENÇLİĞE HİTABE
ANITKABİR
DEVRİMLERİ
İLKELERİ
HAYATI
RESİMLERİ

GÖÇER REKLAM

 

YARDIMLAŞMA SANDIĞI

 
YARDIMLAŞMA
 
SANDIĞI
 
SİZLERİ 
FAİZ
KISKACINDAN
KURTARIR.
 
DERNEĞİMİZİN
 
BÜNYESİNDE  
KURULAN
 
YARDIMLAŞMA 
SANDIĞINA 
ÜYE OL
 
SEN FAİZSİZ
KREDİ AL, 
BAŞKALARINA DA 
ÖNCÜLÜK ET..! 
 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 31° 25°
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68495.7077
Euro6.28036.3054