• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

DERNEĞİMİZ BANKA HESAP NUMARALARI

                   DERNEK YILLIK ÖDENTİSİ : 25 TL                                                    SANDIK BİRİKİM FONU AYLIK ÖDENTİSİ : 50 TL

DERNEK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5005   1402-Pozcu şubesi Mersin  İBAN :TR97 0001 00140264 4315 1250 05SANDIK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5006   1402-Pozcu şubesi  Mersin  İBAN :TR70 0001 00140264 4315 1250 06
 

    AİDAT VE BAĞIŞLARINIZ

SEVGİLİ OKULDAŞLARIMIZ;
DERNEĞİMİZİN BÜNYESİNDE KURULMUŞ BULUNAN YARDIMLAŞMA SANDIĞIMIZDA
14 ÜYEMİZ VAR VE TOPLAM 38.000 TL BİRİKİMİMİZ BULUNMAKTADIR.
BİZLER BİRİKİMİZ KARŞILIĞINDA
ALDIĞIMIZ BORÇ PARALARI FAİZSİZ OLARAK GERİ ÖDEMEKTEYİZ.
SADECE % 2 BAĞIŞ YAPMAKTAYIZ. BU DA SANDIĞIMIZIN GELİRİNİN ARTMASI İÇİNDİR.            
SİZLERİ DE HEM BİRİKİM YAPMAK,
HEM DE FAİZSİZ BORÇ PARA ALMAK İÇİN SANDIĞIMIZA ÜYE OLMAYA BEKLİYORUZ.



 
Üyelik Girişi
OKULDAŞLARIMIZ NERELERDE
BAL
 
  
 
 ALİ TÜRKOĞLU
 0533 7257144
          MERSİN
aliturkoglubalci@gmail.com
 
Gerçek BAL yemek
isterseniz 
Okuldaşlarımızdan 
Ali Türkoğlu'nun
 Ballarından
alınız. 
PETEK BAL:1 Kg:45 TL
SÜZME BAL:1KG:35 TL
 TOPTAN 1 TENEKE BAL :
650 TL OLARAK VERİLECEKTİR...  

BALIMIZ GARANTİLİDİR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam76
Toplam Ziyaret347163
İNOX ÇELİK KAPILARI

 
 
  
 
 
  
 
 
 

 BURADA

HER GÜN

YAYIMLANACAK

REKLAMLARINIZA 

2014 YILI İÇİN

100(Yüz)TL.

ÜCRET

ALINACAKTIR

 
Ali Uysal
uysalmersin001@yahoo.com.tr
KÖY ENSTİTÜSÜ - ÖĞRETMEN OKULU
22/03/2014

 
   Yıl 1955.Beşinci sınıftaydık.Enstitümüz bir yıl önce "öğretmen okulu" na dönüşmüştü.Dört yıl sonra okulumuzun adının değişmesi ne gibi değişimler getirdi;ne gibi yenilikler getirdi;ne gibi ilkeleri alıp götürdü?O günlerde bunun pek bilincinde değildik.Aradan bunca yıl geçti.Çok kitap okuduk.Bunca deneyim kazandık;bunca yorumları gözden geçirdik.Şimdi olayların yorumunu doğru,ya da doğruya yakın bir biçimde yapabiliyoruz.Buna göre bu ad değişimiyle nelerin değiştiğini biraz gözden geçirelim:İlk gözümüze çarpan değişim okula yeni alınan öğrencilerin yapısındaydı.Bu öğrebciler bize benzemiyordu.Gerçi bize benzeyenleri de yok değildi;ama çoğunluğu takım elbiseli ve kravatlıydı.Yüzlerinde güneş yanığı yoktu;elleri bembeyaz ve de pamuk gibi yumuşacıktı.Anlaşılıyor ki okulumuzda uygulanan eğitimin:"Köy enstitülerine alınacak öğrenciler yoksul,zeki köy çocukları olacaktır." İlkesi kaldırılmıştı.
   Aklıma okula alındığımız gün sınavı kazanamayıp da dönen o şık çocuk geldi.Ne kadar da imrenerek bakmıştık.Ne yakışıklı bir çocuktu;ama okula alınmamıştı.Demek ki o güzel çocuk köylü olmadığı için,diploması kent okulundan verildiği için okula alınmamış.Şimdi olsa,biyoloji öğretmenimiz Zeliha çatallar'ın kardeşi olduğunu öğrendiğimiz,o şık öğrenci adayı hiç kapı dışarı edilebilir miydi!Demek ki köy enstitüsünü kuranlarla şu anda bizi yönetenler arasında köye,köylüye bakış açısında önemli ayrımlar var.
Eski ve yeni okullarımız arasında işleyiş yönünden de önemli değişimler vardı.Bunlardan biri ve de en önemlisi okula hizmet anlayışındaki değişimdi.Köy enstitüsünde öğrenci iken iki çeşit elbisemiz vardı:Yeşil yazlık,karamsı kırçıl kışlık.Her iki elbisemiz de ucuz kumaştandı. Paltomuz,ayakkabılarımız,gömleklerimiz de aynı kalitedeydi. Giyeceklerimiz, varsa,kesinlile
"Sümerbank" üretimi olurdu.Öğretmen okulu öğrencisi olduktan sonra durum birden bire değişti.Kumaş takım eliseler,kravat takmalar...Daha yakışıklı olduk.Sanırım o yıllarda ülkemize bir yerlerden para akımı oldu.Okul hizmetleri kesiminde de köklü değişimler görmeye başladık.Köy enstitüsü zamanında okulun tüm işini biz öğrenciler görürdük:Her sınıf bir hafta nöbet tutardı.Yemekhane,yatakhane,kitaplık,kümes,bahçe,kapılar...Yığınla iş yeri.Sınıf öğretmenimiz hafta sonu görev dağıtımı yapar;biz öğrenciler de okul başkanının denetiminde görevimizi kusursuz yapmaya çalışırdık.Hafta sonu tüm okul meydanda toplanır,bu haftalık çalışmanın eleştirisi yapılırdı.Bu etkinliğin adı "cumartesi toplantıları" idi.Bu toplantıların köy enstitülerinde çok büyük önemi vardır.Görevini savsaklayan nöbetçiler,herhangi bir eğitim yanlışlığı yapan öğretmenler eleştiri oklarından kurtulamazdı.Bu konuda öğrenciler son derece özgür olurlardı.Öğretmenlerle oluşan anlaşmazlıklarda okul yönetimi hep öğrencilerin yanında yeralırdı."Cumartesi toplantıları" sözlü anlatımın bulunmaz bir uygulama alanıydı.Bu sayede toplum karşısında etkili söz söyleyen çok arkadaşımızın yetiştiğini anımsıyorum.Öğretmen okulunda ise bu iş yerlerinin herbirine hizmetliler alındı.Biz öğretmen olacaktık;yakışır mıydı bize nöbet tutmak.
   Şimdi sıra bu konudaki en büyük değişime geldi:Köy enstitüsü yönetimi ve öğretmenleri bizi çok çalıştırmışlar.Okulun çevresine duvar mı örülecek;iş bilgisi öğretmenimiz başımızda girişiyorduk çalışmaya.O gün iş bilgisi olan sınıfların biri gelip biri giderdi iş yerine.Okulun kitaplarının ciltlenmesi,tarlaların çapalanması,arıcılık,ipekböcekçilii,ağaçlandırma,duvarların badalanması, karyola onarımı,okula su getirilmesi hep aynı yöntem.Bir de bakmışsın yıl içerisinde devletten para çıkmadan dünyalar kadar iş yapılmış.Öğretmen okuluna dönüştükten sonra bu işler çok dramatik ve de trajik yöntemlerle yapılmaya başlandı.Her iş için devlet büyük paralar ödedi.Ama bazı öğretmenlerimiz köy enstitüsü felsefesini terketmedi.Hiç kimseyi dinlemeyerek kendi dersinde okulun işlerini öğrencilerine yaptırmayı sürdürdü.Hele bir
İzzet Karakurum öğretmenimiz vardı.Okulun işlerini yapan mteahhitlere bakar bakar sayıklar gibi homurdanırdı:"İnsanın en büyük gücü beyni ile elidir.Bu okulda bin beyin,iki bin de el var.Tüyü bitmemiş yetimin parasını aç kurtlara saçıyorlar."Bu öğretmenimiz bir gün okulun girişine öğrencileriyle demirden bir kapı yaptı.Elinde çekiç,kaynak makinesi bizzat çalıştı.Üretilen yalnızca bir iş değil aynı zamanda bir sanat eseriydi.Karşısına geçip seyrederdik.
   Öğretmen okulunda yakışıklılığa ve nazendeliğe yönelmenin bedelini çok ağır ödediğimizi çok sonraları anladık.
 

Ali Uysal
 


2757 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YAŞAMIMDA İKİNCİ ÇAĞ - 09/02/2019
Ören Köydeki varoluşum burada siliniyor, varlığım yeniden oluşuyordu.
AKSU’DAN ANADOLU’YA GÖTÜRDÜKLERİMİZ - 21/06/2018
Okulumuzun bize verdiği birikimle sınıfımızdaki her öğrenciyi sevdik .
DEĞİŞİM - 16/05/2018
Yüzlerini görmediğim, ellerini öpmediğim adamlar da severmiş beni; benim gibileri.
ÖĞRENCİLERİME SESLENİŞİM..! - 27/02/2017
“Öğretmenim, o zamanki bizlere nasıl dayanç gösterdiniz?”
BABA VE OĞUL - 02/02/2017
“Mersinde şahitlik edeceğin alnını karışlarım. Baba oğuldan beter ederim hepsini!”
KUBİLAY OLAYI - 24/12/2016
Sevgili teğmenim,sevgili öğretmenim,şu anda duygularım sana doğru koşuyor
ATATÜRK'ÜN KAVUŞAMADIĞI ÖZLEM - 08/11/2016
”Milletimizin yaratılışında var olan yorulmaz çalışkanlığı,müspet ilimlere bağlılığı,güzel sanatlara olan sevgiyi ve ilgiyi her türlü vasıtadan faydalanarak geliştirmek milli ülkümüzdür.”
ÖĞRENCİLERİME ÜÇÜNCÜ MEKTUP - 23/10/2016
Okulun amacı öğrencinin kafası bilgilerle doldurmak değil ona öğrenmeyi öğretmek olmalıdır.
GERÇEK SEVGİ - 07/10/2016
Sevmeyi bilebilsek kavga ve savaşlar olmaz.
 Devamı
Takvim
ATATÜRK

 ÖNDERİMİZ ATATÜRK

 ATATÜRK KÖŞEMİZ
İSTİKLAL MARŞI

GENÇLİĞE HİTABE
ANITKABİR
DEVRİMLERİ
İLKELERİ
HAYATI
RESİMLERİ

GÖÇER REKLAM

 

YARDIMLAŞMA SANDIĞI

 
YARDIMLAŞMA
 
SANDIĞI
 
SİZLERİ 
FAİZ
KISKACINDAN
KURTARIR.
 
DERNEĞİMİZİN
 
BÜNYESİNDE  
KURULAN
 
YARDIMLAŞMA 
SANDIĞINA 
ÜYE OL
 
SEN FAİZSİZ
KREDİ AL, 
BAŞKALARINA DA 
ÖNCÜLÜK ET..! 
 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 31° 25°
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68495.7077
Euro6.28036.3054