• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

DERNEĞİMİZ BANKA HESAP NUMARALARI

                   DERNEK YILLIK ÖDENTİSİ : 25 TL                                                    SANDIK BİRİKİM FONU AYLIK ÖDENTİSİ : 50 TL

DERNEK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5005   1402-Pozcu şubesi Mersin  İBAN :TR97 0001 00140264 4315 1250 05SANDIK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5006   1402-Pozcu şubesi  Mersin  İBAN :TR70 0001 00140264 4315 1250 06
 

    AİDAT VE BAĞIŞLARINIZ

SEVGİLİ OKULDAŞLARIMIZ;
DERNEĞİMİZİN BÜNYESİNDE KURULMUŞ BULUNAN YARDIMLAŞMA SANDIĞIMIZDA
14 ÜYEMİZ VAR VE TOPLAM 31850 TL BİRİKİMİMİZ BULUNMAKTADIR.
BİZLER BİRİKİMİZ KARŞILIĞINDA
ALDIĞIMIZ BORÇ PARALARI FAİZSİZ OLARAK GERİ ÖDEMEKTEYİZ.
SADECE % 2 BAĞIŞ YAPMAKTAYIZ. BU DA SANDIĞIMIZIN GELİRİNİN ARTMASI İÇİNDİR.            
SİZLERİ DE HEM BİRİKİM YAPMAK,
HEM DE FAİZSİZ BORÇ PARA ALMAK İÇİN SANDIĞIMIZA ÜYE OLMAYA BEKLİYORUZ.



 
Üyelik Girişi
OKULDAŞLARIMIZ NERELERDE
BAL
 
  
 
 ALİ TÜRKOĞLU
 0533 7257144
          MERSİN
aliturkoglubalci@gmail.com
 
Gerçek BAL yemek
isterseniz 
Okuldaşlarımızdan 
Ali Türkoğlu'nun
 Ballarından
alınız. 
PETEK BAL:1 Kg:45 TL
SÜZME BAL:1KG:35 TL
 TOPTAN 1 TENEKE BAL :
650 TL OLARAK VERİLECEKTİR...  

BALIMIZ GARANTİLİDİR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret291341
İNOX ÇELİK KAPILARI

 
 
  
 
 
  
 
 
 

 BURADA

HER GÜN

YAYIMLANACAK

REKLAMLARINIZA 

2014 YILI İÇİN

100(Yüz)TL.

ÜCRET

ALINACAKTIR

 

MAHMUT ÜSTE

MAHMUT ÜSTE
mahuste@gmail.com
OKUL VE OKUMA HEYECANI
07/02/2017

 
12, 13 yaşlarındaydım, ilkokulu bir yıl önce bitirmiştim. Yine eylül ayı gelmiş, mahallemizde, köyümüzde, komşu köylerde okullara gidenler hazırlıklarını yapıyorlar, bazıları da yeni kayıt yaptırıyorlardı. Bense bir yılımı, büyükbaş hayvanlarımızı gütmekle, ya da babama tarlalarda yardım etmekle geçirmiştim. Çaresiz bir halde okula gidenleri, gidecekleri imrenerek izliyordum. Okulla ilgili bir söz geçse, birini görsem içim cız ediyordu. Çünkü biz köyde oturuyorduk, okullar ise onyedi kilometre uzaktaki ilçede idi. İlçede ise bizim ne kalacak bir yerimiz, ne de bize göz kulak olacak bir yakınımız vardı. Bu yüzden bir yıl okuldan uzak kalmıştım.
O tarihlerde maddi durumu iyi olanlar çocuklarını ilçede tanıdıkları bir yakınlarının yanına bırakırlar, ya da üç-beş öğrenciyi birleştirip bir iki odadan ibaret bir yer kiralayarak yine yakınlarının gözetiminde okula gitmelerini sağlarlardı.
O gün Osmanlı döneminde Halep Vilayeti'nin Adana Sancağı (daha sonra vilayeti) arasında sınır olarak kabul edilen "Halepli Dere"si kenarındaki en verimli tarlamızda, aklım şehre giden babamdan gelecek haberde, küncü(1) çekmeye başlamıştım. Babam; o yıl şehirde bir iş bulup çalışmaya başlayan amcam ve eşiyle, beni yanlarına alıp almayacakları konusunu konuşacaktı. Olumlu haber beni de okullu yapacaktı. Aksi halde ailemizin kıt kanaat geçimi için tarlalarımızda çalışmaya, hayvanlarımızla ilgilenmeye devam edecektim. Köydeki zor yaşamım devam edecekti çaresiz.
Küncüleri yerden söküp deste, deste yapıyor, dağılmaması içinse, bir küncü dalı ile ortasından bağlıyordum. Desteleri yerde bırakıyordum, çünkü tek başıma kümül(2) kuramazdım. Daha sonra bir kişi yardımıyla kümül haline getirecektim. Akşam olduğunda epey deste yapmıştım ama yalnız olduğum için kümül haline getirmeden yerde bırakıp heyecanla eve döndüm.
Babam karanlık bastığı sıralarda geldi şehirden. Yolun çoğunu bir ciple(3) 5-6 kilometresini de yaya olarak yürümüştü. O'nun da gözlerinin içi gülüyordu. Hemen anladım bakışlarından. Amcam ve eşi beni kabul etmişlerdi. Babam sabah erken kardeşimle kümülleri dikmemi, sonra yola çıkıp bir şekilde atlı, yaya şehre ulaşmamı istedi. "Ben erkenden gidip bazı işleri halledeceğim" dedi.
Benden altı yaş küçük kardeşimle konuşup anlaştım. Sabah erken kalkıp deredeki tarlamıza gidip kümülleri dikecektik. Gece bir türlü bitmiyordu, iki de bir uyanıyor sabah oldu mu acaba? Diye gökyüzünü inceliyor, horozların ötüşlerini dinliyordum. Kaç kere uyandım geri yattım bilmiyorum, sonunda uyandığımda horoz sesleri duydum, tam zamanıdır deyip kardeşimi uyandırdım. Şehre giderken giyeceğim tek yedek şalvarımı, mintanımı(4) aldım, yola çıktık. Şehre tarlada işim bittikten sonra gidecektim.
Hava karanlıktı ama yolu el yordamıyla bile bulabilecek kadar çok gidip gelmiştik bu zamana kadar. Çalılar, Ağaçlar, tümsekler, çukurlar bize rehberlik ediyorlardı yolda. Çevreden tek tük horoz ve köpek sesleri geliyordu. Yaklaşık yirmi dakikalık yolu hızlı adımlarla geçip tarlaya ulaştık. Ancak derenin vadisi boyunca karanlık sanki daha yoğundu. Küncü destelerini göremiyorduk. Hava da soğuktu, üşüyorduk basbayağı. Biraz üşüyerek bekledik. Havanın aydınlandığı falan yoktu, biz gecenin yarısında kalkmıştık anlaşılan. "Bu horozlar da niye sabah olmadan öterler ki?" dedim kardeşime, suçu horozların üzerine atıyordum. Kardeşim soğuktan ve birazda korkudan titremeye başlamıştı. Çevreden, horoz ve köpek seslerine göre daha yakınlardan çakal sesleri de gelmeye başlamıştı. Kardeşim: "Ağbi bu ses ne? Bizi yer mi?"diye soruyor, bir yandan da bana sıkıca sarılıyordu. Çakal sesi olduğunu söyledim çünkü farklıydı diğer seslerden. "Çakallar insan yemezler, onlar bizden korkarlar" dedim. Ama, benim de bir korku düşmüştü yüreğime.
Sabah olmuyordu, üşüyorduk, bir çözüm bulmak gerekti bu işe. Yerden el yordamıyla küncü destelerini toplayıp üst üste yığdık iki küçük duvar oluşturduk. Arasına kardeşimle uzanıp birbirimize sıkıca sarılınca biraz ısındık. Artık havanın ağarmasını beklemekten başka çare yoktu. Biraz sonra gökyüzünün doğu tarafından aydınlanmaya başladığını gözlemledik. Ufuk görünmüyordu çünkü bulunduğumuz yer epeyce derin bir vadiydi.
Havanın ağarmasını gözlerken yukarıdan köy tarafından bir komşunun öküzlerine bağırıp çağırarak belli ki tarlasına gitmekte olduğunu anladık. Demek ki; sabah oluyordu. Etrafımızı inceleyip dururken, küncü destelerinin artık görünür olduğunu fark ettik. Hemen yerimizden çıkıp işe koyulduk. Bağları bir araya getirerek kümülleri kısa zamanda diktik. Gün ışıdı, kuşluktan önce iş bitti. Ben kardeşimi eve yollayıp şehirlik şalvar ve mintanımı giydim, yola koyuldum. Şansım iyi gitti, köy yoluna çıktığımda komşu köyden gelen bir traktörün römorkunda buldum kendimi. Erken vakitte şehre varıp, bizim köylülerin uğrak yerinde babamla buluştum.
Babam işi bitirip geldiğimi öğrenince sevindi. Bana "Hangi okula yazdırayım seni çocuk?"dedi. Şehirdeki tahsilli tanıdıklarının fikrini almış, onların;"Çocuğu kendi istediği okula gönder" tavsiyesine uyuyordu sonradan anlattığına göre. Ben bir yıl önce ilkokuldan beraber mezun olduğum komşu köyden imam hatibe giden arkadaşlarla konuşmuş, onların; bu okulla ilgili çok zor ve karmaşık olduğu yolunda olumsuz görüşlerine tanık olmuştum. Bu yüzden hiç düşünmeden "Ortaokula yazdır beni" dedim. Zaten iki okul vardı topu, topu.
Babam hiç itiraz etmeden "haydi gidelim" deyip daha önceden hazırladığı diplomam ve nüfus kâğıdım elinde ortaokula doğru yola düştük. Okulda bizi karşılayıp kayıt edecekken bir sorun çıktı. İlkokuldan sonra neden bir yıl ara vermiştim? Bir suçtan dolayı hapis mi yatmıştım yoksa? Vs. Kayıt yapmadılar. Tam uçacakken kanatlarımı kırmışlardı sanki. Ne kadar da çaresizlikten, yokluktan böyle bir durum olduğunu anlatsak da köyümüze bağlı karakoldan bir "temiz" evrakı alıp getirmemizi istediler. Neyse ki ertesi gün istenilen evrakı getirip kaydımızı yaptırdık. Uçabilirdim artık. Böylece ortaokul sonunda gireceğim bir sınavla öğretmen okuluna, nice anılar paylaştığım, kırk sekiz yıldır kopamadığım arkadaşlarıma, değerli öğretmenlerime ve çok sevdiğim öğretmenlik mesleğine giden yol, bazı rastlantılar sonucu açılmış oldu.
Mahmut ÜSTE-06/02/2017
(1)Küncü: Susam'ın yaklaşık 1, 1,5 m uzunluğundaki çalıya benzer bitkisi.i
(2)Kümül: 10-15 bağı başları yukarı gelecek şekilde çatarak küme haline getirip kurumasını sağlamak. Kuruduktan sonra bağlar çırpılarak susam elde edilir.
(3)-Cip:Dört tekerli, üstü tenteden açılıp, kapanabilen zor yollar için arazi taşıtı.
(4)-Mintan:Basit dikilmiş gömlek. 
 
 
 


Paylaş | | Yorum Yaz
291 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

HATAY BULUŞMAMIZIN ARDINDAN - 23/05/2016
LASTİK TOP - 08/05/2016
“SAKALI AĞARASICA” - 25/04/2016
İLK ATAMA - 13/01/2016
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Takvim
ATATÜRK

 ÖNDERİMİZ ATATÜRK

 ATATÜRK KÖŞEMİZ
İSTİKLAL MARŞI

GENÇLİĞE HİTABE
ANITKABİR
DEVRİMLERİ
İLKELERİ
HAYATI
RESİMLERİ

GÖÇER REKLAM

 

YARDIMLAŞMA SANDIĞI

 
YARDIMLAŞMA
 
SANDIĞI
 
SİZLERİ 
FAİZ
KISKACINDAN
KURTARIR.
 
DERNEĞİMİZİN
 
BÜNYESİNDE  
KURULAN
 
YARDIMLAŞMA 
SANDIĞINA 
ÜYE OL
 
SEN FAİZSİZ
KREDİ AL, 
BAŞKALARINA DA 
ÖNCÜLÜK ET..! 
 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 18° 10°
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85193.8674
Euro4.52334.5414