• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

DERNEĞİMİZ BANKA HESAP NUMARALARI

                   DERNEK YILLIK ÖDENTİSİ : 25 TL                                                    SANDIK BİRİKİM FONU AYLIK ÖDENTİSİ : 50 TL

DERNEK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5005   1402-Pozcu şubesi Mersin  İBAN :TR97 0001 00140264 4315 1250 05SANDIK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5006   1402-Pozcu şubesi  Mersin  İBAN :TR70 0001 00140264 4315 1250 06
 

    AİDAT VE BAĞIŞLARINIZ

SEVGİLİ OKULDAŞLARIMIZ;
DERNEĞİMİZİN BÜNYESİNDE KURULMUŞ BULUNAN YARDIMLAŞMA SANDIĞIMIZDA
14 ÜYEMİZ VAR VE TOPLAM 31850 TL BİRİKİMİMİZ BULUNMAKTADIR.
BİZLER BİRİKİMİZ KARŞILIĞINDA
ALDIĞIMIZ BORÇ PARALARI FAİZSİZ OLARAK GERİ ÖDEMEKTEYİZ.
SADECE % 2 BAĞIŞ YAPMAKTAYIZ. BU DA SANDIĞIMIZIN GELİRİNİN ARTMASI İÇİNDİR.            
SİZLERİ DE HEM BİRİKİM YAPMAK,
HEM DE FAİZSİZ BORÇ PARA ALMAK İÇİN SANDIĞIMIZA ÜYE OLMAYA BEKLİYORUZ.



 
Üyelik Girişi
OKULDAŞLARIMIZ NERELERDE
BAL
 
  
 
 ALİ TÜRKOĞLU
 0533 7257144
          MERSİN
aliturkoglubalci@gmail.com
 
Gerçek BAL yemek
isterseniz 
Okuldaşlarımızdan 
Ali Türkoğlu'nun
 Ballarından
alınız. 
PETEK BAL:1 Kg:45 TL
SÜZME BAL:1KG:35 TL
 TOPTAN 1 TENEKE BAL :
650 TL OLARAK VERİLECEKTİR...  

BALIMIZ GARANTİLİDİR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret291341
İNOX ÇELİK KAPILARI

 
 
  
 
 
  
 
 
 

 BURADA

HER GÜN

YAYIMLANACAK

REKLAMLARINIZA 

2014 YILI İÇİN

100(Yüz)TL.

ÜCRET

ALINACAKTIR

 

Ali Uysal

Ali Uysal
uysalmersin001@yahoo.com.tr
ÖĞRENCİLERİME SESLENİŞİM..!
27/02/2017

 
Ali Uysal

DOSTLARIM,ARKADAŞLARIM,ÖĞRENCİLERİM ,günaydın.
 
Öğretmenin emeklisi olmaz; halkımıza karşı, sizlere karşı görevimizin bitmediğine inanıyorum. Okulda sizleri yeterince yetiştiremedik; bunun bilincindeyim. Bu sorunun bir tek nedeni yok; birkaç nedeni var. Öncelikle eğitim-öğretim yalnızca öğretmenin başarabileceği bir olgu değildir. Bu yaşamsal ergide ailenin, çevrenin, arkadaş gurubunun, sistemin, bakanlığın daha da başka etkenlerin payı vardır; ama öğretmenin de etkisini küçümsememek gerekir. Ülkemizde öğretmenle diğer etkenler uyum içinde değildir; öğretmenin yaptıklarını diğerleri bozabiliyor.
Sizleri kusurlu yetiştirmemizin ikinci bir nedenini daha açıklamak gereği duyuyorum: İmgemizde bir okul canlandıralım ki minnacık bir eksiği bile yok. Yan etkiler de dört dörtlük. Ne var ki öğrencilerin eğitim-öğretimlerinde yine eksiler olabilir; çünkü zaman yarınlara su gibi akıp gitmektedir. Bireyin bu akışa ayak uydurabilmesi gerekir. Bir düşünce sistemi, bir dünya görüşü ne denli sağlıklı olursa olsun, ne denli yararlı, kusursuz bulunursa bulunsun zamanın herhangi bir noktasına demir atıp çöreklenirse eskimek zorundadır. Yalnızca eskise iyi, bazen de kokuşur. Bu bir yaşam kusurudur. Öğrencilerin bu kusurdan kurtulabilmesi okulda alabileceği bazı yetişme yöntemine, bazı alışkanlıklara bağlıdır. Bu konudaki en büyük pay da, kitapların ve de okuma alışkanlığınındır.Unutmamalıdır ki gün geçtikçe var olan bazı bilgiler tarihin çöplüğüne atılıverir. Buna karşılık yeni bilgiler doğar. Mürekkep yalamış kişiler bu gelişmeyi izlemek zorundadır. Eğitimdeki bu yasa binlerce yıldan beri bilinmektedir:" Bana balık verme, balık tutmayı öğret!". Ya da " Öğretmen öğrenciye bilgi aktarmakla yetinmemeli, öğrenmeyi öğretmeli." Gibi sözler hep bu amaca yöneliktir. Bu görüş iyi değerlendirilirse, doğru çözümlenirse eğitimin bir süreç işi olduğu yargısına ulaşılır.
Bu alandaki eğitsel özelliğin, gücün temelini ben Aksu Köy Enstitüsünde almıştım. O nedenden öğretmenlik mesleğine başladığım ilk günden ayrıldığım son saate kadar bu anlayıştan hiç ayrılmadım. Öğrencilerimi okumaya alıştırmayı ilk görev olarak benimsedim. Gücüm yettiğince de uyguladım.
Kırk yıl sonra öğrencilerimle buluştuğumuzda bu anlayışın önemini yakından gördüm: Sürekli okumayı, araştırmayı alışkanlık haline getirmiş öğrencilerimin eğitim-öğretimleri diplomayı aldıkları gün sonlanmamış. Kişisel çabalarıyla o alanda yol almışlar. Düşünce dünyalarında önemli değişimler gözledim. Örneğin beni hiç sevmeyen, bana kızgınlığını gizleyemeyen kimi öğrencilerim sımsıcak bir yakınlık gösterdiler. Hele bir olay var ki unutulacak gibi değil: Bir gün yanıma iki beyefendi geldi. Kendilerini tanıttılar. Bu tanıtım beni çok uzaklarda kalmış günlere götürdü; ikisi de karşıtımdı. Her cümleme, her görüşüme karşı çıkarlardı. Öğrencilerimin görüşleri kendilerinindi; ne kızgınlık gösterirdim, ne de değerlendirmede dikkate alırdım. Onların her biçim görüşüne saygı gösterirdim.Bu saygı öyle göstermelik değildi. İçimden öyle gelirdi. Çok iyi bilirdim ki zamanla bu görüşler değişecek. Yanıma galen beyefendinin ikisi de hukuk fakültesini bitirmiş. Biri avukat biri de hakim olmuş.Köprülerin altından nice sular geçmiş. Zaman onları evirmiş çevirmiş, yoğurmuş yeniden biçimlemiş.
Birinin söylediği bir cümle dikkatimden kaçmadı: "Öğretmenim, o zamanki bizlere nasıl dayanç gösterdiniz?" 
 
 
 
 


Paylaş | | Yorum Yaz
411 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

BABA VE OĞUL - 02/02/2017
KUBİLAY OLAYI - 24/12/2016
ATATÜRK'ÜN KAVUŞAMADIĞI ÖZLEM - 08/11/2016
ÖĞRENCİLERİME ÜÇÜNCÜ MEKTUP - 23/10/2016
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Takvim
ATATÜRK

 ÖNDERİMİZ ATATÜRK

 ATATÜRK KÖŞEMİZ
İSTİKLAL MARŞI

GENÇLİĞE HİTABE
ANITKABİR
DEVRİMLERİ
İLKELERİ
HAYATI
RESİMLERİ

GÖÇER REKLAM

 

YARDIMLAŞMA SANDIĞI

 
YARDIMLAŞMA
 
SANDIĞI
 
SİZLERİ 
FAİZ
KISKACINDAN
KURTARIR.
 
DERNEĞİMİZİN
 
BÜNYESİNDE  
KURULAN
 
YARDIMLAŞMA 
SANDIĞINA 
ÜYE OL
 
SEN FAİZSİZ
KREDİ AL, 
BAŞKALARINA DA 
ÖNCÜLÜK ET..! 
 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 18° 10°
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85193.8674
Euro4.52334.5414