• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

DERNEĞİMİZ BANKA HESAP NUMARALARI

                   DERNEK YILLIK ÖDENTİSİ : 25 TL                                                    SANDIK BİRİKİM FONU AYLIK ÖDENTİSİ : 50 TL

DERNEK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5005   1402-Pozcu şubesi Mersin  İBAN :TR97 0001 00140264 4315 1250 05SANDIK HESABI :TC ZİRAAT BANKASI 64431512-5006   1402-Pozcu şubesi  Mersin  İBAN :TR70 0001 00140264 4315 1250 06
 

    AİDAT VE BAĞIŞLARINIZ

SEVGİLİ OKULDAŞLARIMIZ;
DERNEĞİMİZİN BÜNYESİNDE KURULMUŞ BULUNAN YARDIMLAŞMA SANDIĞIMIZDA
14 ÜYEMİZ VAR VE TOPLAM 31850 TL BİRİKİMİMİZ BULUNMAKTADIR.
BİZLER BİRİKİMİZ KARŞILIĞINDA
ALDIĞIMIZ BORÇ PARALARI FAİZSİZ OLARAK GERİ ÖDEMEKTEYİZ.
SADECE % 2 BAĞIŞ YAPMAKTAYIZ. BU DA SANDIĞIMIZIN GELİRİNİN ARTMASI İÇİNDİR.            
SİZLERİ DE HEM BİRİKİM YAPMAK,
HEM DE FAİZSİZ BORÇ PARA ALMAK İÇİN SANDIĞIMIZA ÜYE OLMAYA BEKLİYORUZ.



 
Üyelik Girişi
OKULDAŞLARIMIZ NERELERDE
BAL
 
  
 
 ALİ TÜRKOĞLU
 0533 7257144
          MERSİN
aliturkoglubalci@gmail.com
 
Gerçek BAL yemek
isterseniz 
Okuldaşlarımızdan 
Ali Türkoğlu'nun
 Ballarından
alınız. 
PETEK BAL:1 Kg:45 TL
SÜZME BAL:1KG:35 TL
 TOPTAN 1 TENEKE BAL :
650 TL OLARAK VERİLECEKTİR...  

BALIMIZ GARANTİLİDİR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret291341
İNOX ÇELİK KAPILARI

 
 
  
 
 
  
 
 
 

 BURADA

HER GÜN

YAYIMLANACAK

REKLAMLARINIZA 

2014 YILI İÇİN

100(Yüz)TL.

ÜCRET

ALINACAKTIR

 

Misbah Eratilla

Misbah Eratilla
meratilla@hurbakis.net
BENİ KURTARMAYA ÇALIŞTI..!
09/07/2017


O yıl okulu bırakmayı düşünüyordum. Bir iş bulup annem ve kardeşlerime bakmalıydım. Önceki yıl Anadolu Lisesi hazırlık sınıfını bitirmiştim. İyi bir puanla okulu kazanmıştım. Önceki yaz hayatımızın en büyük travmasını yaşamış ve babamı faili meçhul bir cinayete kurban vermiştik. Uzun süre annem tek başına babamın yokluğuyla mücadele ettiyse de, geçimimizi sağlayacak bir kaynağa sahip olmadığı için sonunda pes etmiş ve kardeşlerimi de alarak İstanbul'daki dayımların yanına gitmişti. Benimse artık ne yatacak bir yerim ne de sofrasında diz çökeceğim bir sıcak yuvam kalmıştı.

Okulda başarılı sayılabilecek bir öğrenciydim. Hayatın önüme imtihan diye sunduğu o zemheri ayazında sıcak bir yuvanın hayatımdaki eksikliği, ilk darbeyi derslerime vurmuştu bile. Artık dersleri boş vermiştim. Okulu fazlasıyla lüzumsuz bir öğe ve bir vakit kaybı olarak görüyordum.

Bir de yakın arkadaşım, kara gün dostum, en az benin kadar yoksulluğa boyanmış can yoldaşım Faysal vardı hayatımda. Bir gölge gibi peşim sıra hep onu buldum bitmez tükenmez zannettiğim hayatın tozlu koridorlarında. Ben okyanuslara açılıp boğulmak isterken, o ise beni hayatın sahillerine doğru çeken bir deniz feneri gibi yüreğindeki ışıkla yolumu aydınlatıyordu. Ben derslerimi koyuverdikçe o: "Hayır, sen okulu bırakamazsın." diyordu. Bunu gözlerimin içine bakarak ve haykırarak söylüyordu. "Bana hayalî umutlar satıyorsun, bunlara karnım tok benim, vazgeç bu ısrarından!" dedikçe o okulu bırakmamam için yüreğime sımsıkı sarılıp boğulmak üzere olan ruhumun suni teneffüsünü sağlıyordu. Bazı günler beni derme çatma evlerine götürüyor, küçücük evlerinin kendisine ayrılan küçücük odasında bana yer hazırlıyordu. Tabağındaki yemeğini benimle paylaşıyor, soğuğu iliklere işleyen kışın bitmek bilmeyen gecelerinde sobasız odada battaniyenin sıcak kollarına sığınarak sabahlıyorduk.

Beni sıkı sıkıya takip ediyor, derse girmediğim günler o da derse girmiyordu. Çürümek üzere olan bir tohum gibi umudumu ekecek yer arıyordu. Sanki meçhul bir cinayete kurban verdiğim babamın ruhu Faysal'ın bedeninde beni adım adım takip ediyordu.

Günler günleri kovaladı ve hala tam anlamıyla umudum filizlenmemişti. Uzun süredir gözlerimde taşıdığım çaresizlik duygusunun rengini artık Faysalın gözlerinde de görebiliyordum. Bir öğle arasıydı. Faysal yanıma geldi ve başı önünde uzun süre sessizce kalakaldı yanımda. Pek alışık olmadığım bir haldi bu. Derin derin bir şeyler düşünüyor gibiydi. Bir an yerinden fırladı ve sessizliği kıran gür sesiyle: Bizim hala bir umudumuz var! Yeniden umutlarımı yeşerten bu cümleyi açıklayarak devam ediyordu konuşmasına Faysal: "Bir ilkokul müdürü tanıyorum. Gidelim, şansımızı deneyelim. Belki de bu kez sana iyi bir ortam buluruz. Başını koyacağın bir yer olsun yeter." Ben ise uzandığım dalların kırılmasına alışkın olduğumdan, umutsuzca: "Olmaz, bu konuda şansımız yok!" dedim. O ise inatla ve ısrarla: "Hayır, bu kez beni dinleyeceksin. Bu sefer son diyorum, anlamıyor musun? Bu da olmazsa dilediğin gibi yaparsın."dedi.

Bir iki mahalle ötedeki ilkokulun müdürünü görmek için düşmüştük yola. Güneşin kavurduğu bir çölde vahaya doğru koşan yanık bağırlı iki seyyah gibi Faysalın bahsettiği müdürün odasına doğru ilerliyorduk. Nihayet kapının önüne gelmiştik. İçimdeki tarifsiz duyguların iç isyanını henüz bastıramamıştım. "Ya hayır derse, ya bu kapı da yüzüme kapanırsa!" diye içim içimi kemiriyordu. Yapıyı çalıp içeri girdik. Müdürü tanıyordum. Yolda karşılaştığımızda selamlaşırdık. Bazen halimizi hatırımızı sorardı. İçeri girdiğimizde ayağa kalktı: "Hoş geldiniz gençler!" dedi. "Hoş bulduk!" dedik. Müdür masasının karşısındaki koltuklara oturduk. Bize kolonya ikram etti. Ardından çay istetti. Derslerimizi sordu. Derslerimizden bahsedince artık konuya girme vaktinin geldiğini anlaşmıştım. Kalbim duracak gibi oldu. Olumsuz yanıt alacağımın endişesi beynimi tırmalıyordu. Nihayet Faysal konuyu yavaş yavaş açmaya başladı. Babamın öldürülmesinden, annemin ve kardeşlerimin İstanbul'daki dayılarımın yanına gitmek zorunda kalmalarına kadar başımdan geçenleri tüm ayrıntılarıyla anlattı. Müdürün yüzüne bakmaya korkuyordum. Yüzünde belirecek en ufak bir olumsuz mimik, felaketim olurdu çünkü. Ya "Başınızın çaresine bakın!" derse ne yapacaktım? Heyecandan birbirine yapışan dudaklarımı, soğuyan çaydan yudumlayarak aralamaya çalışıyordum. Boğazım yıllarca bir damla su görmemiş toprak gibi kupkuruydu. Sessizce nefes alıyordum. Müdür gözlerime baktı. Derin derin gözlerimi süzdükten sonra: "Bir yol bulacağız inşallah evlat, müsterih ol! Bana biraz müsaade edin, bu konuyu araştırıp size haber vereceğim inşallah." dedi.

Aradan üç gün geçmişti. Okuldaydık, teneffüs arasında sıralara dayanmış vaziyette Faysal'la havadan sudan konuşuyorduk. O esnada müdür bey bir öğretmenimizle birlikte sınıfımıza geldi. Yanımıza yaklaştılar. Müdürü gördüğümde suya kavuşan Harran Ovası gibi hissettim kendimi. Artık her şey daha iyi olacak diye bir his dolanıyordu kalbimde. Müdür Bey: "Gençler, işiniz tamamdır." dedi. Faysal emin olmak için sordu: "Müdürüm, işiniz derken..." Gülümseyerek: "Talep ettiğiniz barınma işi tabi!" dedi. Müdürün dilinden dökülüp kulağıma çalınan o sihirli sözcükler, bana yeni bir ruh ve yeni bir can olmuştu.

Artık yurtta yatıyordum; annem ve kardeşlerimin sıcaklığını vermese de, sımsıcak bir yatağım ve karnımı doyuracağım bir yemekhanesi vardı. Okulu bırakmak bir yana, eksik konularımı da tamamlayarak eski durumuma gelmek istiyordum. Öyle de olmuştu. Kısa zamanda eski halimden daha iyi duruma gelmiştim.

Tüm bu yaşananların başkahramanı, hiç şüphe yok ki Faysaldı. Esasında Fay sal'ın maddi durumu benimkinden faksız değildi. Köhne bir ev ve parasızlık tüm şiddetiyle onun ve ailesinin hayatını sarsmıştı. Evden okula uzanan o uzun yolu hep yaya olarak kat ederdi. Yoksulluğunu unutmuş ve kurtuluşum adına beni kendine tercih etmişti. Mutluluğunu benim mutluluğum için feda etmişti.

Yıllar yılları kovaladı. Ben işletme fakültesini bitirdim. Yurtdışındaki eğitimimi de tamamladım. Şimdiyse annem ve kardeşlerimle mutlu bir yaşantımız var.

Faysal ise eczacı oldu. O narin ruhuyla şiirler yazdı, sinema yönetmeni oldu. Filmleriyle hala insanlara, hayata sıkı sıkıya tutunmaları için, umut dağıtmaya devam ediyor.

 


Paylaş | | Yorum Yaz
322 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

BABANIN ÇOCUĞUNU HAYATA HAZIRLAMA HİKAYESİ - 20/06/2017
Kahvenin Kırk Yıl Hatırı Bu Olsa Gerek! - 07/05/2017
MÜDÜRÜN SİGARASI - 26/04/2017
Korku ateş gibidir, bulaştığı yeri yakar! - 03/03/2017
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Takvim
ATATÜRK

 ÖNDERİMİZ ATATÜRK

 ATATÜRK KÖŞEMİZ
İSTİKLAL MARŞI

GENÇLİĞE HİTABE
ANITKABİR
DEVRİMLERİ
İLKELERİ
HAYATI
RESİMLERİ

GÖÇER REKLAM

 

YARDIMLAŞMA SANDIĞI

 
YARDIMLAŞMA
 
SANDIĞI
 
SİZLERİ 
FAİZ
KISKACINDAN
KURTARIR.
 
DERNEĞİMİZİN
 
BÜNYESİNDE  
KURULAN
 
YARDIMLAŞMA 
SANDIĞINA 
ÜYE OL
 
SEN FAİZSİZ
KREDİ AL, 
BAŞKALARINA DA 
ÖNCÜLÜK ET..! 
 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 18° 10°
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85193.8674
Euro4.52334.5414